Gelişerek Büyümek

Kelepir Kahve Evi tarafından 16 Kasım 2008’de düzenlenen satranç turnuvasının 2.si yapıldı. Yetişkin ve genç sporcuların birlikte olabildiği turnuva ilk yapılandan daha çok ilgi gördü. Heyecanla başlanan birçok etkinliğin “ adam sende kim uğraşacak” mantığı ile sürdürülmediğine tanık oluruz sıklıkla. O nedenle ikincisinin gerçekleştirilmesi sonrasında yapılacak turnuvalar açısından da sevindirici oldu. Üçüncü turnuvanın tarihinin belirlenip katılımcılara açıklanması da ne denli ciddiye alındığını gösterir nitelikteydi. Sonrası da var olabilir beşincisi, yedincisi. Kim bilir beklide gelenekselleşerek sürdürülür. Kaç turnuva yapılırsa yapılsın umut verici bir etkinlik. Umut verici olan aslında katılan çocukların, gençlerin, yetişkinlerin hatta izleyenlerin birbirini geliştirmesi. Gelişerek büyümek fiziksel açıdan da sosyolojik açıdan da önemlidir.

25.01.2009 Pazar günü yapılan turnuva bir sınav havası ve ciddiyetine sahipti. Saat 11 de başlayıp ödül töreniyle son buldu. Önceki turnuvada da gözlemlerimi sizlerle paylaşmıştım. İnsanlar arası etkileşim açısından bu satranç turnuvasını önemsiyor ve dikkatle izliyorum. Özellikle yetişkin, genç ve çocukların bir arada oluşunun rol model paylaşımı bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Turnuvaya izleyici, gözlemci olarak katılıyorum. Kategorilerin neye göre seçildiğini, eşlendirmelerin hangi sisteme göre belirlendiğini v.b teknik ayrıntıları paylaşamam sizinle. Katılımcıların birbirleri ile ilişkileri ve tepkileri benim ilgi alanım. Örneğin, sıralamada ağabeylerinden öne geçen en küçük yarışmacının gururu. Her iki ağabeyinin kıskançlık göstermeksizin 6 yaşındaki küçük oğlanla övünmeleri, madalya alırken durduğu yeri karıştırdığında telaşla elinden tutup yanlarına alışları. Şaşkınlığından utanmasın üzülmesin diye diğer sporcuların alkışlayarak onu desteklemeleri. Sporun çoğunlukla yarışma, çekişme, yenme, yenilme ifadeleri ile özdeş olduğunu düşündüğümüzde bu turnuvada yaşanan diyalogların, etkileşimlerin ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Katılımcıların birbirleri ile mücadele ederek geçirdikleri 5 tur süresince dostluk, saygı ve sevgi paylaşmaları özel bir durum.

Turnuva sonucuna ilişkin teknik açıklamalar Türkiye Satranç Federasyonu’na bağlı Milli Hakem Abdullah Arık tarafından açıklandığında katılımcılar sonuçları ciddiyetle değerlendirdiler. Madalya töreni sırasında yaşı küçük büyük bütün sporcular saygıyla madalya alanları alkışladılar. Madalya alanlardan biri doğum günü olduğunu açıkladı. Annesi “bu tesadüfün ne kadar özel bir anıya dönüşeceğini ve her doğum gününde hatırlayacağını, doğum gününde bir madalya almasının sürpriz olduğunu” söylüyordu. Tüm sporcular ve izleyenler küçük kızın doğum gününü uzun süren alkışlarla kutladılar. Madalyasını kaldırarak gururlu bir sevinçle teşekkür ediyordu.

Acaba birer anı olarak mı kalacaktı bu etkinlik. Elbette birçoğu için öyle. Fakat ne olursa olsun beyin ve bedeni birlikte çalıştıran bu spor devam etmeleri halinde her biri için gelişimlerine katkı sağlayacak egzersiz niteliğindedir.

Satrancın gelişim aracı olması konusunda egzersiz niteliği taşıyan özelliklerinden öncelikle aklıma gelenler şunlar;
Beyini çalıştırır,
Karar verme yeteneğini artırır,
Sonuçları kabullenmeyi kolaylaştırır,
İletişimi güçlendirir,
Sosyal yaşam alanı oluşturur,
Sorumluluk alabilme gücü kazandırır,
Cesur davranmayı öğretir,
Değerlilik ve yeterlilik duygularını geliştirir,
Taktikler deneme ve geliştirme zemini hazırlar.

Bir spor yöntemi bunları geliştirmeyi “başaramaz” diyorsanız, denemeden bilemezsiniz. Buyurun deneyin; Satranç kendi zaaflarını ve gücünü keşfetmek açısından öğreticidir.

Nurdan YOLDAŞ

Comments are closed.